be with - Türkisch Englisch Wörterbuch

be with

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "be with" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 4 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Colloquial
be with v. arka çıkmak
be with v. desteklemek
be with v. izlemek
be with v. söyleneni anlamak

Bedeutungen, die der Begriff "be with" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be at odds with v. aykırı olmak
be awash with v. ile dolu olmak
be on intimate terms with v. senlibenli olmak
be in league with v. müttefiki olmak
be faster than a speeding bullet with something v. bir şey yapmakta tez canlı davranmak
be friends with v. ahbaplık etmek
be suffused with v. belirli bir renge boyanmak
be taken with v. hoşlanmak
be occupied with v. bağlanmak
be taken up with v. ile meşgul olmak
be closely acquainted with v. yakından tanımak
be studded with v. çok bulunmak (bir şey)
be out of favor with v. birinin gözünden düşmüş olmak
be at variance with v. ile uyuşmamak
be hand in and glove with v. ile yakın ilişki içinde olmak
be unable to cope with v. baş edememek
be on bad terms (with someone) v. araları bozulmak
be in the clear with v. izin almak (birinden bir şey için)
be vexed with someone v. birine kızmak
be in accordance with v. uygun olmak
be on speaking terms with v. biriyle selamlaşıp konuşmak
be preoccupied with one's own troubles v. kendi derdine düşmek
be in step with v. adım uydurmak (başkalarına)
be out of step with v. ayak uydurmamak (birisine)
be out of step with v. ayak uydurmamak
be smitten with v. yakalanmak
be possessed with v. tutkusuyla yanıp tutuşmak
be cross with one's luck v. bahtına küsmek
be at variance with v. ile araları bozuk olmak
be free with one's money v. parasını cömertçe harcamak
be friends with v. ile arkadaş olmak
be saddled with v. üstüne kalmak
be encrusted with v. ile süslü olmak (mücevherler)
be intimate with v. ile samimi olmak
be hurth with sarcastic words v. iğnelenmek
be smitten with v. birdenbire (bir hisse) kapılmak
be bond with somebody at heart v. birine yürekten bağlı olmak
be friends with v. arkadaş olmak
be disgusted with v. bıkmak
be filled with v. dolu olmak
be busy with v. ile meşgul olmak
be very close with v. samimi olmak
be stuck with v. yüklenmek
be contaminated with verdigris v. bakır çalmak
be assailed with doubts v. kuşkular içinde olmak
be smitten with v. çok hoşlanmak (güzel bir şeyden)
be troubled with v. rahatsızlık duymak
be sincere with others v. açık olmak
be beset with v. (olumsuz yönleri) çok olmak
be cross with somebody about something v. kızmak
be besotted with v. sevdasına kapılmak
be comparable with v. ile karşılaştırılabilir olmak
be fed up with v. yaka silkmek
be flushed with v. bir şeyin verdiği heyecanla dolu olmak
be littered with v. gelişigüzel atılmış şeyler ile darmadağınık olmak
be occupied with doing v. uğraşmak
be overcome with v. tarafından mağlup olmak
be greeted with cheers v. sevgi gösterileriyle karşılanmak
be alive with v. dolu olmak
be besotted with v. kapılmak
be infatuated with v. ayılıp bayılmak
be in love with v. aşık olmak
be smitten with v. tutulmak
be thick with v. ile kaplı olmak
be encumbered with v. ile yüklü olmak
be imbued with v. ile dolu olmak
be fed up with v. bezmek
be at variance with v. ters düşmek
be in touch with v. temasta bulunmak
be obstinate with each other v. inatlaşmak
be covered with perspiration v. tere batmak
eyes be bright with desire v. gözleri parlamak
be chummy with v. ile ahbap olmak
be chocked with something v. tıkanmak
be inconsistent with v. aynı görüşte olmamak
be inconsistent with v. ayrı fikirde olmak
be on familiar terms with v. senlibenli olmak
be pocked with v. çukurlar ile dolu olmak
be mixed up with v. ile ilişkisi olmak
be in bad with something v. başı hoş olmamak
be pleased with v. hoşlanmak
be in love with v. gönlü olmak
be unconcerned with v. kayıtsız kalmak
be encumbered with v. ile doldurulmuş olmak
be on familiar terms with somebody v. teklifsiz olmak
be overwhelmed with v. altında ezilmek (sorumluluk ağır bir iş vb)
be overwhelmed with v. yenik düşmek (duygulara)
be cross with v. dargın olmak
be eaten up with pride v. kendini devaynasında görmek
be at loggerheads with v. ile ihtilafa düşmüş olmak
be overwhelmed with v. yenilmek
be thick with v. çok miktarda bulunmak
be in bad odor with v. gözünden düşmek
be quits with somebody v. fit olmak
be at daggers drawn with somebody v. kanlı bıçaklı olmak
be studded with v. yer yer bulunmak
be confirmed with v. ile teyit edilmek
be charged with v. görevlendirilmek
be entrusted with a task v. görevlendirilmek
be friends with v. dostluk etmek
be infested with lice v. bitlenmek
be pleased with v. -den memnun olmak
be associated with v. ile ilgisi olmak
be pleased with oneself v. kendinden memnun olmak
be out of touch with v. iletişim içinde olmamak
be fed up with v. usanmak
be disenchanted with v. gözünden düşmek
be smitten with v. birdenbire vurulmak (birisine)
be convulsed with laughter v. gülmekten katılmak
be surcharged with v. ile dopdolu olmak
be weighed down with v. çok yüklü olmak (belirli bir şeyle)
be furious with somebody at something v. öfkelenmek
be sickened with v. usanmak
be furious with somebody v. öfkelenmek
be sparing with v. esirgemek
be pleased with v. oyalanmak
be able to cope with v. baş edebilmek
be suffused with v. ile kaplanmak
be affiliated with v. üye olmak
be inconsistent with v. ile çelişmek
be spread with honey v. ballanmak
be on a par with v. eşit olmak
be in accord with v. anlaşmak
be on familiar terms with somebody v. samimi olmak
be even with v. acısını çıkarmak
be in with v. ile arası iyi olmak
be on good terms with v. biriyle arası iyi olmak
be infested with fleas v. pirelenmek
be swamped with v. batmak
be doubled up with laughter v. gülmekten yerlere yatmak
be suffused with v. ile dolu olmak
be beset with v. kaplamak
be thick with v. kaynamak
be stuck with v. üstlenmek
be out of touch with v. habersiz olmak
be ridden with v. ile dolu olmak
be smitten with v. kapılıvermek (güzel bir şeye)
be petrified with astonishment v. donup kalmak
be unfamiliar with v. bilmemek
be in line with v. ile bir hizada olmak
be encrusted with v. ile kaplı olmak (kalınca bir tabaka)
be familiar with someone v. tanıdık gelmek
be snowed under with work v. başını kaşıyacak vakti olmamak
be endowed with v. allah birine bir şeyi vermek
be at war with v. mücadele etmek
be honeycombed with v. ile dopdolu olmak
be parallel with v. benzemek
be contented with v. yetinmek
be laid up with v. yatağa düşmek
be closeted with v. görüşme amacıyla birisi ile odaya kapanmak